Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında 07.06.2012 tarihinde tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28.06.2012 'de kesinleştiği ve hükmü açıklatan suçun ise 05.05.2013 tarihinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın aşamalarda ısrarla katılanı tehdit etmediğini beyan etmesi, tanıklar ... ve ...'in, sanığın katılanı (hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ....'yla birlikte) tehdit ettiğini söylemeleri karşısında, tanıklar ..., ... ve ...'ın ise, sanıktan tehdit içerikli bir söz duymadıklarını belirtmeleri karşısında, sanık, katılan ve tanıkların anlatımlarının yöntemince irdelenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında birden fazla kişiyle birlikte tehdit eyleminden mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... 'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma kararına uyulması halinde, sanık .... hakkında, geri bırakılan hükmün açıklanması durumunda, lehe oluşabilecek bir hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi gereği adı geçen sanığa da sirayet ettirilmesi hususunun gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.