Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi ve Kadıköy Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2005 tarih ve 2005/179 sorgu sayılı tutanakta tespit edilen savunması gözetilerek, olay hakkında bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan suç yerindeki alışveriş merkezinde özel güvenlik elemanı olarak çalışan tanık ... ve müşteki ...'ün usulünce çağrılıp, sanık tarafından çalındığı iddia olunan suça konu parfümlerin mağazadan ne şekilde çalındığı ve çalınan malzemenin ne suretle sanıktan ele geçirildiği hususu tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, tanık ve müştekinin dinlenmesinden vazgeçilmek suretiyle eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre,
1-5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nm Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca; önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenip lehe olan yasanın denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanık ... hakkında 765 Sayılı TCK'nun 491/3 maddesi gereğince tayin edilen 2 yıl hapis cezası üzerinden TCK 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 8 ay yerine 1 yıl 6 ay olarak ceza hesaplanıp, TCK 522 maddesi gereğince yapılan indirim sonrası sonuç cezanın 6 ay 20 gün yerine 6 ay olarak hesaplanması,

3- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde erteli ilamın aynen infazı uygulamasına esas alınan Beykoz Sulh Ceza Mahkemesi'nin 240/922 sayılı ve 16.10.2002 tarihli ilamında, sanığın neticeten 121.680.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 Sayılı Yasanın 6. gereğince ertelenmesine karar verilmiş olduğu, 765 Sayılı TCK'nun 95/2 maddesi uyarınca sanığın ertelenmiş para cezasının infazının gerekip gerekmediğinin takdiri için, karar kesinleştiğinde bir örneğinin adı geçen mahkemeye gönderilmesi yerine yazılı şekilde erteli cezaların aynen infazlarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.