SUÇLAR: Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın tehdit suçunu uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 86/3. maddesinde düzenlenen yaralama suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın 26.12.2012 tarihli dilekçesinde duruşmalara katılmak istediğini belirtmesine rağmen, hükmün açıklandığı 23.01.2013 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
2-Kabule göre,
a-Sanığın savunmasında, müşteki Çiçek'in kendisine hitaben '' kızımın peşini bırak, yoksa bu dünyayı sana dar ederim'' şeklinde sözler söylediğini ve hakaret ettiğini, üzerine doğru yürüdüğünü belirtmesi karşısında, sanığın Çiçek' e yönelik eylemi yönünden, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre sanık lehine TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.