1- Sanık ... hakkında;
a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan;
TCK'nın 302/1, 53/1-2-3,58/9,63. maddeleri gereğince mahkumiyet,
b) Patlayıcı madde bulundurma suçundan;
TCK'nın 302/2 ve 37/1. maddeleri yollamasıyla
TCK'nın 174/1-2,53/1-2-3,52/2-4,3713 sayılı
Kanunun 5/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
(iki kez),
c) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; 6136 sayılı Kanunun 13/2,TCK'nın 52/2-4,53/1-2-3,3713 sayılı Kanunun 4-b ve 5. maddeleri gereğince mahkumiyet,
2- Sanık ... hakkında;
a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan;
TCK'nın 302/1, 53/1-2-3,58/9,63. maddeleri gereğince mahkumiyet,
b) Patlayıcı madde bulundurma suçundan;
TCK'nın 302/2 ve 37/1. maddeleri yollamasıyla
TCK'nın 174/1-2,53/1-2-3,52/2-4,3713 sayılı
Kanunun 5/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
(iki kez),
c) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; 6136 sayılı Kanunun 13/2,TCK'nın 52/2-4,53/1-2-3,3713 sayılı Kanunun 4-b ve 5. maddeleri gereğince mahkumiyet,
d) Kasten insan öldürme suçundan; TCK'nın 37/1. maddesi yollamasıyla TCK'nın 82/1-g, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet (8 kez),
e) Kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK'nın 37/1. maddesi yollamasıyla TCK'nın 82/1-g, 35/2, 53/1-2-3,3713 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, kasten insan öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarından mahkum olan sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Terör örgütünün amacı doğrultusunda patlayıcı madde bulundurma suçunu işlediği kabul edilen sanıkların cezasında 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanunla değişik 4 ve 5/2. maddeleri aracılığıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 174/2. maddesi ile yapılacak artırımın üçte ikiden az olamayacağı gözetilmeden, cezanın yarı oranında artırılması suretiyle eksik ceza tayini ve kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürme ve öldürmeye teşebbüs edildiği iddia ve kabul edilmiş olması karşısında sanık ... hakkında TCK’nın 82/1-c bendinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanıklar hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların vasfı tayin edilmiş, kasten insan öldürme ve öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının sübutu kabul edilmiş incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,
2- Patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Patlayıcı madde bulundurma ve taşıma suçunun temadi eden suçlardan olması ve temadinin sanıkların patlayıcılarla yakalandıkları tarihte kesildiğinin anlaşılması karşısında patlayıcı madde bulundurma ve taşıma suçlarından dolayı tek bir hüküm kurulması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ... hakkında 23.10.2006 ve 16.09.2007 tarihinde sanık ... hakkında 24.05.2007 ve 16.09.2007 tarihinde sanıkların bulundurdukları iddia ve kabul edilen patlayıcılar nedeni ile ayrı ayrı ceza tayin edilmesi
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.