SUÇLAR: Tehdit, yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Yaralama suçundan kurulan hükümde seçenek yaptırımlardan tercih edilen hapis cezasını TCK'nın 50/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın eleştiri dışında kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...'nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Tehdit suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, suç tarihinde mağdur ...'e yönelik silahla kasten yaralama eylemini, mağdurlar ... ve Rabia Sarıca'ya aynı zamanda tek fiille TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eylemini gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi, tehdit eylemi uzlaşma kapsamında bulunmayan mağdur ...'e yönelik TCK'nın 86/2-3.e maddesinde düzenlenen kasten yaralama eylemi ile birlikte gerçekleşmiş ise de, 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi ile CMK'nın 253/3. maddesinde "uzlaşma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz" şeklinde düzenleme yapılması ve 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sanığın mağdur ...'e TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında kasten yaralama ve TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eylemi gerçekleştirdiğinin kabulü nedeniyle 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi doğrultusunda sanığın mağdur ...'ya yönelik tehdit eylemi açısından uzlaştırma işlemlerinin yapılması ve tehdit suçundan uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, diğer mağdur ...'e yönelik tehdit suçunda TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.