SUÇLAR: Tehdit, sair tehdit
HÜKÜMLER: Düşme, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanığa yükletilen mağdur ...'a yönelik sair tehdit eyleminden kurulan düşme hükmünün incelenmesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanığa yükletilen mağdurlar ... ve ...'e yönelik sair tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesine gelince;
Mağdur ...'ın 20/09/2013 tarihli, mağdur ...'in ise 05/09/2013 tarihli savcılık ifadelerinde, sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmelerine karşın, kovuşturma aşamasında tekrar şikayetçi olduklarını bildirmiş iseler de, şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması ve mağdurlara yönelik sair tehdit suçunun takibinin şikayete bağlı bulunması karşısında, sanık hakkında sair tehdit suçundan düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan HÜKMÜN açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle DÜŞMESİNE,
3-Sanığa yükletilen katılan ...'a yönelik tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.