Mahkumiyet
Şikayetçiye ait kredi kartını kuryeden teslim alan sanığın, bu kart ile 23.04.2005 tarihi ve öncesinde birden fazla iş yerinden alışveriş yapmak suretiyle haksız yarar sağlamaktan ibaret eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3. (sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 245/1.) maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı ve bu suça bakmak görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu eylemin bilişim suçunu oluşturduğunun kabulüyle yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 23.04.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.