Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü,

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında, katılan ile aralarında herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığı halde, katılana hitaben “5000 TL vereceksin, yoksa çocuğunu kaçırırım, evini başına yıkarım” şeklinde sözler söylediğinden bahisle dava açıldığı, katılanın aşamalarda ısrarlı ve tutarlı bir şekilde şikayetini sürdürmesi, tanık ...'ın anlatımında, sanığın evlerinin önüne gelip babasını telefonla tehdit ettiğini belirtmesi ve sanığında, katılanın evinin önüne gittiğini kabul etmesi, tanık ...'ın da katılan ve diğer tanığın anlatımlarını doğrulaması ve telefon inceleme tutanağında, sanığın, katılana ait iki cep telefonu numarasını iki gün içinde onyedi kez aradığının kayıt altına alındığı hususları gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği; Ancak, belirtilen eylemin yağmaya teşebbüs kapsamında değerlendirilip değerlendirilmemesi bakımından, görevsizlik kararı verilerek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.