Sanığın TCK'nun 141/1, 53/1 . maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve hak yoksunluğu.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) 02.02.2014 tarihinde saat 16: 30 sıralarında daha önceden tanıdığı müştekiyi Çark caddesinde görüp konuşalım diyerek, Gökçe sokakta boş bir binaya götürdüğü, cep telefonunu vermesini isteyip, aldığı olumsuz yanıt üzerine "bana üstünü arattırma, sen hiç abi dayağı yedin mi" diyerek, müştekiyi tehdit edip, cep telefonunu zorla alan ve "polise gidersen, cezaevine girer çıkarım, sana gösteririm" diyerek olay yerinden tehditlerini sürdürerek ayrılan sanığın, eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suç vasfında ve delillerin takdirinde yanılgı sonucu, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
2) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3)Mahkemece, 5271 sayılı Yasa’nın 150. maddesi uyarınca, sanık savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde, sanık ...'e yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.