Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.07.2010 tarih ve 6645 - 10002 sayılı bozma kararında özetle: "Davacı ... Yönetimi, Çıkrıkçı Köyü, 192 ada 58 sayılı parselin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/494 - 1977/219 sayılı kararı ile orman sayıldığı iddiası ile kadastro tesbitine itiraz davası açmış; mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; ancak, kısa kararda taşınmaz üzerindeki kiraz ağaçlarının davalıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda muhtesat tesciline karar verilmemiştir. Kısa karar ile gerekçeli kararın birbiri ile çelişik olmasının mutlak bozma nedeni olduğu"na değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Çıkrıkçı Köyü, 192 ada 58 sayılı parselin orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan kiraz ağaçlarının ... tarafından dikildiğinin muhtesat olarak kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 06/10/1971 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen seri bazda orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli ... fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/494 - 1977/219 sayılı ilâmı ile orman sınırları içine alındığı anlaşıldığına göre ... şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; ormanların korunmasına ilişkin Anayasanın 169 ve 6831 sayılı Kanunun 17. maddeleri ile bu maddelerde yasaklanan eylemlerin yapılmasını cezai müeyyideye bağlayan 6831 sayılı Kanunun 93. maddesi karşısında orman parselleri üzerinde herhangi bir şerh konulamayacağından, çekişmeli taşınmazın tamamının orman olarak tesciline karar verildiği halde beyanlar hanesine üzerindeki kiraz ağaçlarının davalıya ait olduğu şerhi verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfyıla H.U.M.K.nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 24.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.