Hükmün açıklanması;
TCK'nın 149/1-a-d, 31/2,62,63.maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezasına ilişkin.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ün eylemine uyan yağma suçunun TCK'nın 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de 12-15 yaş grubunda olan sanık hakkındaki dava zamanaşımının bu sürenin yarısı olan 7 yıl 6 aylık süreye karşılık geldiği, aynı Kanunun 67/4. maddesi uyarınca da dava zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı halinde bu sürenin 11 yıl 3 aya kadar uzayacağı, bu duruma göre; suçun işlendiği 14.11.2000 tarihinde başlayan dava zamanaşımı süresinin 14.02.2012 tarihinde dolduğu, ancak Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu'nun 01.03.2016 tarih 2015/3-599 esas, 2016/99 sayılı kararı nazara alındığında, sanık hakkında verilen 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına' ilişkin kararın kesinleştiği 21.04.2008 tarihi ile 2. suçu işlediği 15.07.2009 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 1 yıl 2 ay 24 gün süreyle durduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle duran zamanaşımı süresinin kaldığı yerden işlemeye devam ettiği ve yerel mahkemenin karar tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeyerek, yazılı şekilde yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.