Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:

Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı tarafın temyizi harç, yargılama gideri ve yargılama giderinden sayılan avukatlık ücretine yöneliktir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nun 326/1.maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasanın 312/2.maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş, ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki anılan maddenin uygulanabilirliği bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Somut olayda davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilse bile, görülen davayı kabul etmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece dava konusu taşınmazda davacının da paydaş olduğu davanın konusunun (müddeabihin)davalı payına isabet eden muhdesat değeri olduğu dikkate alınarak, hesaplanacak bu bedel üzerinden yargılama sonunda hükmedilecek nisbi orandaki karar ve ilam harcının aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, aynı şekilde HMK nun 326/2.mad. uyarınca yargılama giderinin davalıdan tahsiline, yine yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına nisbi tarife üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle karar ve ilam harcı ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 12/06/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.