Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan depozito alacağının tahsili, istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı kiralayan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinin kiralanmasına dair 01/05/2009 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, kiralanan işyeri tahliye edilmesine rağmen 10.000 TL depozitonun iade edilmediğini belirterek depozito alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazı 15/09/2010 tarihinde tahliye ettiğini, depozito bedeli alınmadığını, taşınmazın kullanılamayacak halde bırakıldığını, davacının düzenli olarak kira ödemesi de yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dilekçesi ekinde kiralananın tahliye edildiği esnadaki halini gösteren 17/09/2010 tarihli fotoğrafları da dosyaya sunmuştur. Mahkemece taşınmazın 01/08/2011 tarihinde tahliye edildiği, son kira bedelinin 4000 TL olduğu davacının Mayıs ayında kira bedeli ödedikten sonra Haziran ve Temmuz ayında kira ödemediği, davalının ise taşınmazın tahliye edildiğinde kullanılamaz halde olduğuna ilişkin iddiasını delillendiremediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 2000 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01/05/2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme gereğince kiralanan dükkan gözlük satış yeri olarak kullanılmak üzere davacıya kiralanmış olup sözleşmede mecurun iyi halde kiracıya teslim edildiği, tahliye esnasında da kiracının hasarsız olarak teslim etmeye mecbur olduğu düzenlenmiştir.
Depozito, kiralayanın muhtemel zararlarının teminatı olarak kiracı tarafından verilen bir tür güvence bedeli olup iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, depozitonun iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiğinin mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Davalı kiralayan tarafından depozitonun iade edilebilmesi için, davacı kiracının hiçbir borcunun bulunmaması ve öncelikle davacı tarafından taşınmazın hasarsız teslim edildiğinin kanıtlanması gerekir.
Mahkemece davacı kiracının banka hesap ekstresine göre en son 14/05/2010 tarihinde kira bedeli ödendiği belirtilmiş olup dosya arasında bulunan banka hesap ekstresinde de en son 14/05/2010 tarihinde davacının banka hesabına 1000 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı kiralayan kiralananın 15/09/2010 tarihinde tahliye edildiğini belirtmiş, davacı kiracı ise açık bir tahliye tarihi bildirmemiştir. Mahkemece davacı tanığının bildirdiği tahliye tarihi olan 01/08/2011 tarihi esas alınarak davacının haziran ve temmuz ayı kiralarından sorumlu olduğu belirtilmek suretiyle 10.000 TL depozito bedelinden iki aylık kira bedeli olan 8000 TL mahsup edilerek 2.000 TL nin davalı kiralayandan tahsili yönünde karar verilmiş ise de hükümde en son ödeme tarihi olarak belirtilen 14/05/2010 ila 01/08/2011 tarihleri arasında mahkemenin kabul ettiği 2010 yılı Haziran ve Temmuz ayı kiralarından sonra gelen 12 aylık daha kira bedeli bulunmaktadır. Öte yandan davalı kiralayanın bildirdiği tahliye tarihi olan 15/09/2010 tarihi itibarıyla, 2010 yılı Haziran ve Temmuz aylarından sonra Ağustos ayı ve Eylül ayının 15. Gününe kadar kira borcunun ödendiğinin kiracı tarafından kanıtlanması gereklidir.

Ayrıca depozitonun iadesinin talep edilebilmesi için kiralananın hasarsız bir şekilde kiralayan teslimi gerekli olup mahkemece bu konuda araştırma ve inceleme de yapılmamıştır. Hükümde davalının hasar iddiasını delillendirmediği belirtilmiş ise de cevap dilekçesi ekinde kiralanan tahliye edildikten sonra çekildiği belirtilerek dosyaya sunulan fotoğraflara davacı kiracı tarafından karşı çıkılmamış olup davacı vekili 18/07/2013 tarihli dilekçesinde fotoğraflara göre taşınmazda hor kullanımdan kaynaklanan hasar bulunmadığını belirtmiştir.
O halde Mahkemece kiracıdan kiralananın hangi tarihte tahliye edildiği konusunda açık bir beyanı alınarak ve bu konuda tarafların delilleri toplandıktan sonra tahliye tarihinin ve ödenmemiş kira alacaklarının tespiti, ayrıca konusunda uzman bilirkişilerle birlikte yerinde keşif yapılarak kiralayan tarafından sunulan fotoğraflar da dikkate alınmak suretiyle taşınmazda tahliye sırasında kiracının hor kullanımından kaynaklanan bir hasar bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.