SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin olarak; olay günü yaşanan aile içi tartışma sırasında sanık ...'in, boşandığı eşi mağdur ...'ın bulunduğu odaya gitmeye çalışırken, mağdur ...'in, sanık olan babasının annesine zarar vereceğini düşünerek kolundan tutup engel olduğu ve bunun üzerine sanığın sinirlendiği, mağdur ...'e doğru yürümeye başladığı ve mağdurun da korkarak evden çıktığının anlaşılması karşısında; kasten yaralama suçuna ilişkin icra hareketlerinin henüz başlamaması nedeniyle, eylemin ne şekilde kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2)Bir numaralı bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesi halinde, 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesindeki engelin ortadan kalkması nedeniyle tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin olarak;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3)Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin hükümlerden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının ve TCK 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.