Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18 ve CMK'nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin KABULÜNE, katılan ... vekilinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Köy muhtarı olan sanığın makbuz karşılığı köylüden topladığı ve deftere işlediği su paralarını MESKİ'ye devretmesi gerekirken devretmeyerek kişilerin mağduriyetine sebep olması şeklindeki eyleminin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e maddesinde yazılı 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen işlem olan 15/04/2011 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 29/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İ