Birleştirilen 2011/153 Esas sayılı dava dosyasında sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ... haklarında her iki suçtan beraatlerine, sanık ... hakkında her iki suçtan hükümlülüğüne; Birleştirilen 201/477 Esas sayılı dava dosyasında sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülüğüne; Birleştirilen 2010/326 Esas sayılı dava dosyasında sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülüğüne; Birleştirilen 2011/385 Esas sayılı dava dosyasında sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında her iki suçtan beraatlerine; 2012/233 Esas sayılı dava dosyasında sanık ... hakkında her iki suçtan beraatine, sanık ... hakkında her iki suçtan hükümlülüğüne; Birleştirilen 2021/96 Esas sayılı dava dosyasında sanıklar ..., ... hakkında her iki suçtan beraatlerine, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, sanıklar ..., ... haklarında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülüklerine, Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan beraatlerine; Birleştirilen 2010/136 esas sayılı dava dosyasında sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında her iki suçtan beraatlerine; müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
1) Sanık ...’in birleştirilen 2011/153 Esas ve 2012/233 Esas sayılı dava dosyalarından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nın birleştirilen 2011/153 Esas sayılı dava dosyasında, sanıklar ... ve ...’ın 2010/136 Esas sayılı ana dosyadan, sanıklar ... ve ...’ın birleştirilen 2012/96 Esas sayılı dava dosyasından haklarında “kaçakçılık” suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklar ..., ..., ... ve ...’nın birleştirilen 2011/153 Esas sayılı dava dosyasında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle gümrük müşaviri olan sanık ... açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 6. maddesinin 6. fıkrasındaki “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü uyarınca eylemin 5237 sayılı TCK'nun 204/2 maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK'nun 66/1-d ve 67/4. maddelerine göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Birleştirilen 2011/385 esas sayılı dava dosyası sanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
4) Sanık ... hakkında 2010/136 sayılı ana dosyadan ve sanık ... hakkında birleşen 2012/233 esas sayılı dosyadan “resmi belgede sahtecilik “ suçundan verilen mahkumiyet kararlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle temyiz inceleme tarihi itibariyle
5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
5) Birleştirilen 2011/385 Esas sayılı dava dosyası sanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle temyiz inceleme tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmış, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
6) Birleştirilen 2012/96 Esas sayılı dava dosyası sanıkları ..., ..., ... ve ..., sanık ...’in birleştirilen 2011/153 Esas ve 2012/233 Esas sayılı dava dosyalarından, sanıklar ..., ...’ın ise birleştirilen 2011/153 Esas sayılı dava dosyasından, sanıklar ... ve ...’ın 2010/136 Esas sayılı ana dosyadan "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle temyiz inceleme tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmış, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
7) Sanık ... hakkında 2010/136 Esas sayılı ana dosya ve sanık ... hakkında birleşen 2012/233 Esas sayılı dosyada “teşekkül halinde kaçakçılık” suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında birleşen 2012/96 Esas sayılı dosyada “teşekkül halinde kaçakçılık suçuna yardım etmek” suçundan ve sanık ... hakkında birleşen 2011/153 Esas sayılı dosyada "resmi belgede sahtecilik" ve “teşekkül halinde kaçakçılık” suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının incelenmesinde;
Sanık ... müdafi sıfatıyla Av....'un temyiz istemi üzerine yapılan incelemede; Av. ...'un yargılama sırasında sanığın müdafiliğini yapmadığı ve dosya içerisinde vekil tayin edildiğine ilişkin vekaletname bulunmadığı, gerekçeli kararın sanığa tebliği üzerine Av....'un 16/10/2018 tarihli dilekçe ile sanık müdafi sıfatıyla hükmü temyiz ettiği ve temyiz dilekçesinde evrakın süreli olması ve sanığın yurtdışında olmasından dolayı konsolosluktan randevu alınamaması nedeniyle henüz vekaletname çıkarılamadığı bildirilerek hükmün temyiz edildiğinin belirtildiği ve bilahare 16/01/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan ... Konsolosluğundan verilen 31/12/2018 tarihli vekaletnamenin sunulduğu anlaşıldığından Av. ...'un sanığı temsil etme hak ve yetkisinin bulunduğu ve temyiz isteminin yasal süresi içerisinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle gümrük müşaviri olan sanık ... açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 6. maddesinin 6. fıkrasındaki “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü uyarınca eylemin 5237 sayılı TCK'nun 204/2 maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK'nun 66/1-d ve 67/4. maddelerine göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olması Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı Yasanın 34,230 ve 289/g madde ve fıkralarının amir hükmü olduğu, Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında da belirtildiği üzere, bir örgütün varlığından sözedebilmek için; en az üç kişinin, suç işlemek amacıyla hiyerarşik bir ilişki içerisinde, devamlı olarak amaç suçları işlemeye elverişli araç ve gerece sahip bir şekilde bir araya gelmesi gerekmekte olup, örgütün soyut bir birleşme olmayıp, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki barındırdığı, bu hiyerarşik ilişkinin, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabileceği, oluşturulan bu ilişki sayesinde örgütün, mensupları üzerinde hakimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazandığı, bu nedenle niteliği itibarıyla devamlılık arzeden örgütün varlığı için suç işlemek amacı etrafındaki fiili bir birleşmenin yeterli olduğu, buna karşın, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi halinde ise örgüt değil, iştirak ilişkisi mevcut olacağı dikkate alınarak, sanıklar ..., ... ve ...’ün eylemlerinin ne şekilde teşekkül kapsamında değerlendirildiği, sanıklar ... ve ...'ın ise teşekkül halinde kaçakçılık eylemine hangi suretle yardım ettikleri, olaylardaki fonksiyon ve katkılarının neler olduğunun delilleriyle ilişkilendirilerek denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken yazılı şekilde gerekçesiz hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
a) Sanık ...'ın ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin sahibi olup, ... San. ve Tic. Ltd. Şti adına düzenlenen ve ... Gümrük Müdürlüğü'ne ibraz edilen 10/12/2009 tarih ..., 18/11/2009 tarih ..., 30/10/2009 tarih ..., 16/10/2009 tarih ..., 24/09/2009 tarih ..., 30/03/2009 tarih ..., 21/01/2009 tarih ..., 13/01/2009 tarih ... sayılı gümrük beyannameleri ve ... adına tescilli ... nolu tır karnesi ile taşınan eşya ile ilgili ... Gümrük Müdürlüğüne ibraz edilen 22/01/2008 tarih 9493 sayılı, ... nolu tır karnesi ile taşınan eşya ile ilgili ... Gümrük Müdürlüğüne ibraz edilen 03/03/2008 tarih ... sayılı, ... nolu tır karnesi ile taşınan ve ... Gümrük Müdürlüğüne ibraz edilen 26/03/2008 tarih ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri, yine ... adına tescilli 29/11/2007 tarih ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ilgili yapılan soruşturmada beyannamelerde ithal edilen eşyanın stand olarak beyan edilmesine karşın, aynı eşyalara ilişkin tır karnesi ve eki CMR'ler üzerinde eşya cinslerinin fotokopi makinesi olarak yazılı olduğu, yurt dışından şirket adına kullanılmış fotokopi makinesi ithal edildiği halde beyannamelerde ahşap stand olarak beyan edilmek suretiyle kaçakçılık suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı anlaşılmış olup, mahkemece ... ve ... Gümrük idarelerinden alınan yazı cevaplarından bahsedilerek beyanname eki faturaların sahte oldukları kanaatine varıldığı belirtilerek taşımacı sanıklar ... ve ...'ın ...'dan taşıdıkları yüke farklı faturalar kullanmak suretiyle sanıklar ... ve ...'in eylemlerine yardım ettiklerinden bahisle mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmış ise de; dosyanın incelenmesinde dava konusu beyannamelere ilişkin olarak yurtdışı araştırmasının yapılmadığı, Gümrükler Kontrolörlüğünün ... sayı ve 29.06.2011 tarihli raporuna konu edilen ... Gümrük idaresinin 25.03.2011 tarihli cevabi yazısına ilişkin ... nolu tır karnesine göre yurtdışı satıcı firmasının... firması olup dosyaya konu tır karnelerinde ise yurtdışı firmaların ... ve ... firmaları olduğu ve ithalatların ... ülkesinden yapıldığı, yine ... Gümrük idaresinin cevabi yazısına konu ... ve ... nolu tır karnelerinin de inceleme konusu yargılamaya konu edilmedikleri, Gümrükler Kontrolörlüğünün ... sayı ve 29.06.2011 tarihli raporuna göre ... firmasını adına tescilli beyannameler nedeniyle olaya karışan nakliyat firmalarının tır karnelerinin incelemeye alınması nedeniyle yukarıda bahsedilen tır karneleriyle ilgili tespitlerin de soruşturma raporuna konu edildiği, ... Gümrük idaresinin 29/06/2011 tarihli çeviri cevabi yazısında ihracat beyannamelerine ilişkin talebin yargısal yollardan iletilmesi halinde bilgi verilebileceğinin bildirilmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından ... ülkesinde yerleşik ... firmaları yönüyle yurtdışı araştırması yapılarak ilgili ihracat işlemlerinin ve özet beyanların eki olan ve dosyada bulunan yurtdışı faturaların gerçekliğinin araştırılması, ithalatı gerçekleştiren sanıkların suç konusu eşya ile ilgili olarak, satıcı firmadan mal bedeli olarak yaptıkları ödeme tutarı ve belgelerin ve bu ithalatların satıcı firmaların ülkelerindeki Gümrük ve Vergi İdarelerine beyan edilip edilmediklerinin tespit edilmesi sonucuna göre kaçakçılık ve sahtecilik suçları yönünden sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Sanıklar ... ve ... hakkında, sanık ...'ın sahibi olduğu ... Ltd. Şti. Adına düzenlenen 24/09/2008 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesinde eşyanın "ahşap büro dolabı" olarak beyan edilmesine rağmen 22/09/2008 tarihli özet beyanda "elektronik malzeme" olarak kayıtlı olduğu, aynı şirket adına ... Gümrük Müdürlüğünce tescilli 12/11/2008 tarihli ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinde de eşyanın "ahşap büro dolabı-stand" şeklinde beyan edilerek gümrük işlemlerinin yapılmasına rağmen, yapılan incelemede sanık ...'ın yurtdışından Türkiye'ye getirdiği fotokopi makinalarını ahşap stand olarak beyan etmek suretiyle kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle açılan davanın halen ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/205 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmakla söz konusu dosyanın celp edilerek gerektiğinde birleştirilmesi ve delillerin birlikte takdir edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Gümrükler Kontrolörlüğünün ... sayı ve 29.06.2011 tarihli raporuna göre sanık ...'ın sahibi olduğu ... firması adına tescilli beyannameler nedeniyle olaya karışan nakliyat firmalarının tır karnelerinin incelemeye alındığı, bu kapsamda Türkiye'ye tır karneleri ile fotokopi makinası getirerek sahte faturalarla ... Tır Gümrük Müdürlüğünden ithalat yapan bazı firmalarla ilgili de rapor düzenlendiği, bahsi geçen soruşturma raporunda ifadesine başvurulan ... isimli şahsın ...'ın sahibi olduğu ... firması aracılığıyla ithalatçılara nakliyeci bularak yardımcı olduğuna dair ifadelerde bulunması nedeniyle olayın ithalat ayağını organize eden şahıs olduğundan bahisle sanık ...'ın yargılanarak hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise sanığın davaya konu tır karnelerinin taşımacılığını yapmadığı, sanığın savunmasında sanık ...'a tır tedarik ettiğini kabul etmekle birlikte savunmasındaki anlatımın dava dosyasındaki tır karneleriyle bağlantısını ortaya koyacak ve söz konusu suça iştirak ettiğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirecek delil olmadığı anlaşıldığından beraati yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
d) Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
e) Sanık ... ve ... hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/2.ve 3/3 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Yasanın 4/1. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi,
f) Sanıklar hakkında teşekkül hakkında kaçakçılık suçundan ceza artırılırken uygulama maddesi olan 5607 sayılı Yasanın 4/1. maddesinin ilgili fıkrası gösterilmemek suretiyle CMK'nun 232/6 madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
8) Sanıklar ... hakkında birleşen 2010/477 Esas ve ... hakkında birleşen 2010/326 Esas sayılı dava dosyasında "kaçakçılık" suçundan verilen mahkumiyet kararlarının incelenmesinde;
a) Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
b) Sabıkalarında engel hali bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışları saptanmayan ve duruşmadaki saygılı tavırları dikkate alınarak haklarında TCK'nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanıklar hakkında yeniden suç işlemeyecekleri konusunda olumsuz kanaatin nasıl oluştuğu belirtilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde TCK'nun 51. maddesi ve TCK.nun 50.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c) 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK'nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
9) Katılan vekilinin sanıklar ... hakkında 2010/136 Esas sayılı ana dosya ve sanık ... hakkında birleşen 2011/385 Esas sayılı dosyadan kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... hakkında ise birleşen 2012/96 Esas sayılı dosyada resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
UYAP'tan alınan güncelleşmiş nüfus kayıt örneğinden, hükümden sonra sanık ...'ın 15/08/2015, sanık ...'in 27/03/2016 tarihinde, sanık ...’in ise 23/01/2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca kamu davalarının düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.