Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren TCK'nın 53. maddesiyle ilgili iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, tefecilik suçunda suç tarihinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu nazara alındığında; tanıklar İbrahim ve Veysel’in 01/06/2005 tarihinden önce faiz karşılığı borç para aldıkları, sanığın bu kişilere yönelik eylemlerinin 2279 sayılı Kanun döneminde kalması nedeniyle teselsüle dahil edilemeyeceği, tanık ....’un 2006, tanık ....'in ise 2006 yılı kış aylarında sanıktan faiz karşılığı borç para aldıkları şeklindeki beyanları karşısında, eylemlerini tanıklar... ve ...'e yönelik değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirmiş olan sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.