Her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- 765 sayılı TCK uygulamasında nitelikli zimmet suçunun unsuru sayılan sahtecilik fiili için 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki düzenleme nedeniyle ayrıca belgede sahtecilik suçundan ceza tayin edilmesi gerektiği, bu durumun Dairemizin 09/05/2012 tarih 2008/10247 Esas ve 2012/4977 Karar sayılı ilamında da bozmaya konu edilmiş olması karşısında; mahkemece mahiyeti itibariyle sahte reddiyat makbuzları düzenlenmek suretiyle işlendiği kabul edilen zimmet suçunun 765 sayılı TCK'nın 202/2, 202/3,219/3, 219/4. maddelerine göre nitelikli zimmet, 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesi de gözetildiğinde ise aynı Kanunun 247/1-2,249,248/2 ve 204/2. maddelerinde yer alan nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu ve lehe yasa karşılaştırmasının bu maddelere göre yapılması gerektiği gözetilmeden karma uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2,249,248. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması,
b) Lehe yasa karşılaştırması yapılırken 765 sayılı TCK’nın 31. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması,
c) TCK'nın 62. maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp gösterilmeden "...takdiren..." biçimindeki noksan ve yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d) Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.