Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili, davalıya ait, müvekkiline trafik sigortalı kamyonun, üzerinde istiap haddinden fazla yük bulunması nedeniyle duramayarak kırmızı ışık ihlali yaptığını ve başka bir araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, müvekkili tarafından karşı araç hasar bedeli 5.500 TL'nin ödendiğini belirterek ... Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesi gereğince ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, araç üzerinde bira yükü bulunduğunu, istiap haddinin aşılmadığını, kantar fişinin yükü taşınan firmadan temin edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 5.500 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.e maddesine göre, tazminatı gerektiren olayın, yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu
veya yük taşınması yüzünden meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigortalısına rücu hakkı doğmaktadır. Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç, kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya neden olmuş, sigortalı araç sürücüsü kaza sonrası beyanında, araçta 25 ton yük bulunması nedeniyle fren yapmasına rağmen aracı durduramadığını belirtmiştir. Oysa mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, kazanın istiap haddinin aşılması sonucu meydana gelip gelmediği hususunun irdelenmediği görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, öncelikle sigortalı araç üzerindeki yükün ağırlığının belirlenmesi, yükün istiap haddinden fazla olduğu anlaşıldığında ise istiap haddinin aşılmasının münhasıran kazanın oluşumuna etkili olup olmadığı hususunda Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.