Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Mağdur ve tanık ...’nin 19.09.2013 günlü oturumda alınan beyanlarında özetle, suça konu telefonun suç tarihinden 6-7 ay sonra adliyeden gelen haber üzerine mağdur ...’nin gidip adliyede görevli memurdan tutanak karşılığı teslim aldığına yönelik açıklamaları ve yakınanın kısmi iadeye onay vermesi ile birlikte ele alındığında, öncelikle yakınan ve babası olan tanığın beyanları doğrultusunda, Kartal Adliyesi’nde suça konu telefonun teslimi ile ilgili olarak yapılan herhangi bir işlem bulunup bulunmadığı araştırılıp duraksamalar kaldırıldıktan sonra, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği düşünülmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kabul ve uygulamaya göre de;

a- Yakınan ve babası olan tanık beyanlarına değer verilmek suretiyle suça konu cep telefonunun, güvenlik güçleri tarafından alınarak yakınana teslim edildiği, suç konusu 20 TL. paranın ise, kovuşturma aşamasında kendisine verilmek istenen tanık ... tarafından aradaki akrabalık nedeniyle kabul edilmeyerek kısmi iadeye rıza gösterdiği benimsenmesine ve sanık lehine uygulama yapıldığı belirtilmesine karşın, zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinden bahisle TCK’nın 168. maddesinin 3. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılarak fazla ceza tayini,
b- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle, anılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.