Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin kollukta, eylemin organ sokma şeklinde meydana geldiğini söylemesine karşın kovuşturma evresinde suça sürüklenen çocuğun cinsel organının, içine girip girmediğini hissetmediğini beyan etmesi ve suça sürüklenen çocuğun istikrarlı olarak cinsel organını sürttüğünü savunması karşısında, eylemin organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp mevcut haliyle eylemin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca tayin edilen müdafiye ödenen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde "şüpheli veya sanığın müdafii tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunması ve adaletin selametinin de gerektirmesi halinde, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın yardımından ücret ödemeksizin yararlanabilme hakkının bulunduğu" yönünde düzenleme olduğu, iç hukukumuzda ve tarafı bulunduğumuz sözleşmede mevcut bu ilke karşısında, AİHS’nin temel hakka ilişkin hüküm içeren 6. maddesinin, iç hukukumuzda aynı konuda kanun ve yönetmeliklerle getirilen ve yukarıda işaret edilen düzenlemelere nazaran öncelikle uygulanması gerektiği nazara alındığında, dosyadaki bilgilerden yeterli mali gelirinin bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğun yaşı nedeniyle istemi aranmaksızın görevlendirilen müdafii için belirlenen ücretin suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.