Mühür fekki suçundan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Gölbaşı (Ankara) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2006 gün ve 2003/384 Esas, 2006/629 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Hüküm fıkrasının I, II ile III numaralı bentlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı mühür fekki suçunun 765 sayılı TCK.nun 274/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, 21.07.2003,07.11.2003 ve 04.12.2003 olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

Hüküm fıkrasının IV, V, VI numaralı bentlerinin temyiz incelemesinde ise;
2005/87 Esas sayılı dava dosyalarında mühürleme ve mühür fekki tutanaklarının tasdiksiz fotokopiden ibaret oldukları gözetilmeksizin hükme esas alınmış ise de; anılan tutanaklar dışında 3 adet mühürleme ve mühür fekki tutanaklarının tasdikli olduğu, teselsül hükümleri nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 80. maddesine göre arttırımın alt sınırdan uygulanması nazara alınarak bozma nedeni yapılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
765 sayılı TCK. hükümleri uygulanarak belirlenen cezaların sanığın dosyaya yansıyan geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimi nazara alınarak olumlu kanaat oluşmadığı gerekçe gösterilerek ertelenmediği halde, 5237 sayılı TCK. hükümlerine göre verilen cezanın ertelenmesi suretiyle çelişkili hüküm tesisi,

Birleştirilmesine karar verilen 2005/43 Esas sayılı dosyada bir tane mühürleme ve mühür fekki tutanağı olduğu, hüküm fıkrasının V numaralı bendinde bu tutanak zincirleme suç içerisinde değerlendirilerek hüküm kurulmuş olmasına karşın hükmün IV numaralı bendinde ayrıca hükme konu edilerek fazla ceza tayini,
Katılan lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.