Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 15/02/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı sebebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istem kısmen kabul edilmiş, hükmün davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, savcı olarak görev yapmakta olup, kendi adına kayıtlı bir telefon hattını bir akrabasına vermiş, kamuoyunda “Malatya kitapevi katliamı” olarak bilinen davada, davanın sanıklarından birisi ile bu telefon ile görüşme yapıldığı saptanmış, olay ulusal basında yer almış, davacı tarafından konuyu haber yapan muhabirler hakkında yapılan şikayetler sonunda açılan ceza davaları beraatle sonuçlanmıştır. Davalı yazar bu haberlere dayalı olarak açılan ceza davalarını “şaka olmalı” ifadesi ile eleştirmiştir. Yazının tümü ile içeriği ve veriliş şekline göre güncel, görünür gerçeğe, öz ve biçimi birbirine uygun ve içeriğinde davacının kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek bir ibare taşımamaktadır. Bu nedenle davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/10/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Yerel mahkemece daha önce verilen davanın reddine dair karar davacının temyizi üzerine dairemizin 27/05/2010 tarihli ilamı ile yazıda sözü edilen kişinin davacı olduğunun ve yazınında davacıya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında işin esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yazıda ifadesini bulan "katillerle yarenlik yapıyor !,"kimi resmilerin böyle pervasız veya taammüden hatta hücre gibi yürüttükleri ilişkiler" şeklindeki sözler haber verme ve ağır eleştiri sınırlarını da aşan kişilik haklarına saldırı oluşturan ifadelerdir.
Kaldı ki bozmaya uyulmakla davacı lehine kazanılmış hakda doğduğundan yerel mahkeme hükmünde vurgulanan gerekçeler de yerinde görüldüğünden kararın onanması görüşüyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 05/10/2011