Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 313 parsel sayılı 19147,47 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalı ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ile dava dışı ... ...'ın itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek dava konusu 101 ada 313 parsel sayılı taşınmazın 13138,11 m² yüzölçümü ile eşit paylarla davalı ... ve ... adına tespitine karar verilmiştir. Davacı ... adına tespit gören dava dışı 101 ada 337 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, eksikliğin 101 ada 313 parsel sayılı taşınmazda kaldığını ileri sürerek miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava dilekçesinin işleme konulmamasına, dava konusu 101 ada 313 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının Kadastro Komisyon kararı gibi kesinleşme işleminin yapılması için Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dava dilekçesinin Harçlar Kanununu 16/3 maddesi gereğince işleme konulmamasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

Dava konusu 101 ada 313 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı ... 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre Kadastro Mahkemesi'ne dava açmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin 2. fıkrasında kadastro hakimince, dava harcı yargılama giderlerinin tespit ve hesaplanmasında ilgili taşınmaz malaait son beyan dönemi emlak vergisi değerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Kaldı ki, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağında harca esas değer belirtilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre daha özel nitelikte bir kanun olup Kadastro Kanunu'ndaki maddelerin öncelikle uygulanması gerekir.
O halde; süresi içinde usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunduğuna göre mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesine göre taraflara duruşma günü tebliğ edilmeli, bundan sonra da aynı Yasanın 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'a iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.