Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1-Sanığın kardeşi olan ve anlatımı hükme esas alınan olayın tek tanığı ...’nın tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi suretiyle CMK'nın 45. ve 51.maddelerine aykırı davranılması,
2-Tanık ...’nın aşamalarda, sanığın kendisini arayarak iletilme kastıyla katılanı tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında, tanığın beyanlarına hangi nedenle itibar edilmediği ve hangi anlatımın, hangi nedenle diğerine üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi;
3-Suçun oluştuğunun kabulü halinde ise;02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.