Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Sanığın üzerine atılı “sahte menşe şehadetnamesi düzenlemek” eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 3285 sayılı Yasanın 45/1. maddesinde yer alan “...fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde...” hükmü gereğince daha ağır cezayı gerektiren 765 sayılı TCK’nun 355. maddesi yoluyla 356. maddesi kapsamında bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini;
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanık hakkında 20/02/2008 tarihli Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının 25/03/2008 tarihinde kesinleştiği ve sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde ikinci kez suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden mahkemesine bu durumun ihbar olunduğu, ikinci kez işlenen suç yönünden verilen mahkumiyet kararının 27/10/2009 tarihinde kesinleştiği, 25/03/2008 ve 27/10/2009 tarihleri arasında 5271 Sayılı CMK.nun 231/8 maddesi gereğince zamanaşımının durduğu ve zamanaşımının sanık lehine olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına esas teşkil eden kasıtlı suçtan mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinden itibaren yeniden başlayacağı anlaşılmakla; temyiz inceleme gününde sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle anılan maddeler uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, Adli emanetin 2004/77 sırasında kayıtlı menşei şahadetnamelerinin dosyada delil olarak saklanmasına, 12.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.