Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri uygulaması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Akıl hastası olan sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş ise de güvenlik tedbirinin ne şekilde, nasıl ve hangi süre ile uygulanacağı hususu kararda gösterilmeyerek infaz aşamasında karışıklığa yol açacak biçimde karar verilmesi,
2) Yüklenen suçu işlediği sabit görülerek hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanan sanığa, 5271 sayılı CMK'nın 325/1. maddesi gereğince bütün yargılama giderlerinin de yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.