Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2003-2006 yılları arasında davalı işyerinde muhasebe müdür yardımcı sıfatıyla işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili için ... 8. İş Mahkemesinin 2013/500 esas sayılı dosyasından dava açtığını ve davanın kabulü yönünde karar verildikten sonra kararın tahsili için ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2014/19336 esas sayılı dosyasında icraya konduğunu, icra dosyasına ödeme yapıldığını ve dosyanın kapandığını, ancak davalı şirketin müvekkiline ve kardeşine icra takibi nedeniyle husumet beslediğini, bu nedenle müvekkil ve kardeşinden 2003 yılında işe başlarken alınan teminat senetlerini doldurmak suretiyle icra takibi başlatıldığını, işverene karşı yapılan icra takibinin kapatılmasından bir gün sonra müvekkili aleyhine ... 5. İcra Dairesinde 2015/3363 esas sayılı dosya ile 122.289,04 TL miktar için takip başlattığını, takip dayanağı ise müvekkilin işe girerken işverence alınan teminat senedi olduğunu, bononun incelendiğinde müvekkilin ismi adresi imzası dışındaki kısımların farklı kalemle ve farklı zamanda doldurulduğunu, bononun tanzim tarihi dikkate bono üzerinde yapıştırılmış olan ve kanunen 2003 yılından sonra bonolara yapıştırılmayan, 100.000 TL bedelli pulun olduğunu, işverenin işe girenlerden teminat senedi aldığının işçilik alacakları için kardeşinin açtığı davada mahkemece tanık beyanları ile ispatlandığını, bono üzerindeki isim adres ve imzanın müvekkilin işe girerken doldurduğu bölüm olduğunu diğer kısımların sonradan işverence doldurulduğunu, davalı şirketin bonoya sonradan 100.000 TL bedel yazdığını, müvekkilin aylık ücretinin 66 katı nakden para aldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ticari defterlerinde böyle bir para çıkışının olmayacağını, davalı şirketin anonim şirket olması nedeniyle 100.000 TL gibi çok miktarda paraları işçilerine vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iddia ederek; davalı şirketin ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3363 esas sayılı dosyadaki bonoda alacaklı olmadığını, davacının davalı şirkete Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3363 esas sayılı dosyasından borcunun olmadığının tespitini, davalı şirketin İcra İflas Kanunun 72 maddesi gereğince %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava konusu senet miktarının HMK 200. maddede belirtilen miktarın çok üzerinde olduğunu bu nedenle davacının iddialarını senetle ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu senede ilişkin imza inkarında bulunmadığını, davacının tanık deliline dayanmasının senede karşı tanıkla ispat yasağı olduğundan muvafakatları olmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkil şirketin ticari defterlerine dayanmış olduğunu bu nedenle TTK md. 84 uyarınca müvekkil şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava menfi tesbit davası olup itirazın iptali davası değildir, buna göre %20 kötüniyet tazminatına hükmetmek yerine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 3. paragrafında geçen "asıl alacağın %20 tutarından icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" sözcüklerinin hükümden silinerek yerine "asıl alacağın % 20' si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. Sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nispi temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 24/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.