Mühür bozma suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; mühür fekki suçundan mahkümiyetine dair, İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.02.2007 gün ve 2006/433 Esas, 2007/122 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması, anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması ve sanığın önceki hükümlülüğünün adli sicil kaydından silinme koşulları gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.