Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; Sanık ... müdafi, ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık ... müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'un 16.08.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğü tespit edilmiş olup düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,50/4-1a, 52.maddeleri uyarınca 12100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ...'in temyiz istemi; sanığın kusuru olmadığına, HAGB kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, olay tarihinde sanık ...’in şantiye şefi sanık ...’un şirket yetkilisi olduğu, Ulusoy şirketine ait inşaat alanında, işçi ...'ın perde beton kalıbını çaktığı sırada 2. kattan zemine düşerek öldüğü olayda bilirkişi raporunda; yasal mevzuat çerçevesinde asıl sorumlunun işveren olduğu, iş mahallindeki işleri yürütmek üzere teknik eleman çalıştırması, iş sağlığı ve güvenliği açısından iş defterini tutturması, gerekli araç ve gereçleri temin etmesi gerektiği, açıklanan delil tespitleri kapsamında iş sağlığı ve iş güvenliği açısından hiçbir malzemenin temin edilmediği, hiçbir tedbirin alınmadığı ve hiç bir denetim yapılmadığı, keşifte yapılan tespitlerde çalışma sahasına ve kazanın vuku bulduğu yapının 1. normal kat seviyesindeki kolonlara iş güvenliği ve sağlığı açısından uyarı levhalarının asıldığı, inşaatı devam eden binalara girişi engelleyen hiç bir engelin olmadığı gözlenmiş olup, dava konusu alanda iş sağlığı ve iş güvenliği açısından gerekli tedbirlerin halen alınmadığı, bu nedenlerle işveren ulusoy inşaatın dolayısıyla sanık ...'un asli kusurlu olduğu, Sanık ...'ın tali kusurlu kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'un 16.08.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,

Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.