Hükümlülük ve erteleme
20.08.2007 tarihli temyiz dilekçesinde para cezasını ödemeye yeterli ekonomik gücünün olmadığını belirten sanıkla ilgili olarak bozmadan sonra kurulan hükümde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin ertelemeye göre sanık lehine olduğu yönündeki takdirde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
1- Sanık hakkında temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan gün adli para cezasının farklı gerekçe göstermeksizin alt sınırın üstünde tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- Sanığın köylünün kullanımındaki yola tecavüz etmesi nedeniyle suçtan doğrudan zarar görmeyen, duruşmalara katılmayan ve katılma kararı da verilmeyen idare lehine vekalet ücreti tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı
CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında TCK.nun 154/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında tayin olunan temel adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne, TCK.nun 62. maddesi uyarınca tayin olunan 25 günün 4 güne, TCK.nun 52/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki ''500 TL''nin ''80 TL''ye indirilmesi ve idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin bölümün hükümden çıkarılması suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.