Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/224-2012/198 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve ihbar edilen TMSF vekili ile katılma yolu ile davacı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı .... Bank A.Ş. vekili Av. Emre Işıkyıldız ve TMSF vekili Av. Cengiz Kadakaloğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce .... A.Ş..... Şubesine yatırdığı 215.000 DEM mevduatın, müvekkilinin bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak imzalatılan havale talimatı ile .... A.Ş. yönetimi tarafından KKTC'de paravan olarak kurulan dava dışı ... ....Ltd adlı bankaya aktarıldığını, bu şekilde toplanan paraların banka yönetimi tarafından grup şirketlerine ve hayali şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın kanuna aykırı eylemleri sonucu müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 215.000 DM mevduat alacağı karşılığı 109.927,75 Euro'nun vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan fili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Feri müdahil vekili, müvekkilinin hakim hissedarı olduğu .... A.Ş.'nin TMSF'ye olan borçlarının tümünün ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre mevduatların banka tarafından zamanaşımı ile kazanılamayacağı, davacının parasının güvencede olmadığını bankaya el konulup sonrasında .... bankacılığına başvurularında sonuçsuz kalması ile haberdar olduğu, kaldı ki uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle zamanaşımı definin reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, ... ....Ltd. hesabına aktarılan bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, davalı bankanın da durumu bilerek mudilerini .... hesabına
yönlendirdiği ve havale görünümlü mevduat temin ettiği, bir güven kurumu olan bankanın bu yükümlülüğünü ihmal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 109.927,50 Euro'nun davalı bankadan tahsiline, bu bedele 20.09.1999 tarihinden 21.09.2000 vade sonuna kadar % 21 faiz, sonrasında ise 3095 Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, ihbar olunan TMSF üstlenme kararı ibraz etmediği için TMSF yönünden yargıtay uygulamaları doğrultusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar edilen TMSF vekili ile katılma yolu ile davacı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan TMSF vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan Kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan TMSF'nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan Kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı banka ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve feri müdahil vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, ....hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu ....hesabı Gülsevin ve Hüseyin Yaman adına açılmış olup, söz konusu hesabın müşterek hesap olduğu hususu davacı vekilince de açıkça kabul edilmiş ancak dava dilekçesinde ve mahkeme kararında sadece Gülsevin Yaman davacı olarak gösterilmiştir.Bu durumda, davaya konu hesaba yatırılan paradan sadece davacı Gülsevin'in payına düşen miktarın hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde müşterek hesaptaki tüm paranın davacı Gülsevin yararına hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de davacı iradesinin sakatlanarak paranın ....Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, davaya konu yabancı para cinsinden alacağa hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vade sonuna kadar akdi faize karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı ve feri müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
5-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacıya harç yüklenmesi yerinde olmadığı gibi sorumluluğuna karar verilen davalı bankanın, davacıya ait paranın ....bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten .... A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son .... Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken .... Bank A.Ş.'ye devredilen .... A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan .... Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınarak davalı banka harçtan sorumlu olmadığından davalıya harç yüklenemeyeceği gibi davacı tarafından yatırılan harçların da
.../...
S3
karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacıya harç yüklenmesi yerinde olmayıp, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
6-Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının ise 3 numaralı bentte açıklanan bozma nedeni karşısında incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar; (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA; (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı banka ve ihbar olunana iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden fer'i müdahile iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.