Görevi ihmâl suçundan şüpheliler Avukat ... ve Avukat ... haklarında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/12/2010 tarihli ve 2010/25977 soruşturma, 2010/6928 esas, 2009/458 sayılı iddianame üzerine, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2011 tarihli ve 2010/409 esas, 2011/18 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 16.05.2011 gün ve 2011/27897 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2011 gün ve 2011/203602 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “... Barosu yönetim kurulu üyesi Avukat ... ve Avukat ...'ın, çocuğa karşı cinsel istismar suçundan İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 2007/210 esasına kayden görülen kamu davasında, yaşı küçük sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'a 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca müdafi görevlendirilmesi için 12/02/2007 ve 14/06/2007 tarihlerinde baro başkanlığına yazı yazılmasına, 22/08/2007 ve 09/10/2007 tarihlerinde tekid edilmesine rağmen müdafi görevlendirme işlemini yapmadıkları hususundaki mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 62. maddesinde "Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 2007/210 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü yargılamada, 18 yaşından küçük sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'a C.Y.Y.'nın 150/2 maddesi gereğince bir müdafi görevlendirilmesi isteğini ... Barosu Başkanlığına 12.7.2007 tarihli yazıyla ilettiği, isteğe yanıt verilmemesi üzerine mahkemece 22.8.2007 tarihli uyarı yazısının yazıldığı ancak görevlendirme işlemi yapılmadığından 9.10.2007 tarihli duruşmada suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin müdafi görevlendirilmesi isteğine ilişkin yazıları, ... Barosu Başkanlığının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği yanıt yazısı ile duruşma tutanaklarının, şüpheli avukatlar açısından 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. ... Barosu Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyesi olup suç tarihi itibariyle müdafii ve vekil görevlendirmesi işlerinden sorumlu şüpheli avukatlar ... ve ...'ın eylemlerinin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, leh ve aleyhlerine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince 26.1.2011 tarih ve 2010/409-2011/18 sayı ile verilip temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.