Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 29/07/2004 tarihinden 30/01/2013 tarihine kadar sevkiyat irsaliye işlemleri, indirme yükleme, şoförlük ve vinç operatörlüğü işlerinde çalıştığını,şartların iyileştirilmesini talep ettiğinde istifaya zorlanarak işten çıkma dilekçesi imzalatıldığını,işverence iş akdinin haksız fesih edildiğini ileri sürerek,kıdem ve ihbar tazmiantları ile fazla mesai,genel tatil ve hafta tatili ücret alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ederek iş akdini feshettiğini,haftada 45 saat çalıştığını,ücret,genel tatil ve bayram tatili ücret alacağı iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunması sebebiyle iş akdini haklı fesih ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı işçi fazla çalışma ve hafta tatil ücreti talebinde bulunmuş, davalı vekili ise davacının haftalık 45 saat çalışmasının olduğu fazla mesai yapmadığını, hafta tatili yaptığını belirterek fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacağı taleplarinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı döneme ait puantaj kayıtları getirtilerek bu kayıtlara göre hesaplamalar yapılarak taleplerle ilgili hüküm kurulmuştur.
Davacı işçi, başka bir işçi tarafından davalı aleyhine açılan Dairemizce temyiz incelemesine konu olan emsal nitelikteki ... 6.İş Mahkemesinin 2015/373E.-2016/631K. Sayılı dosyasında davacı tanığı olarak dinlenmiş ve davacı “... Mesailerimiz % 50 eksik ödeniyordu. Şirketin bu tip ekonomik sorunları vardı. Fazla mesailerimiz olduğumuz zamanda yukarıda belirttiğim gibi % 50'sini bize elden öderlerdi. Hafta tatili cumartesi- pazar 2 gün olurdu. Ancak cumartesi günleri sürekli normal mesai devam ederdi. Mesai ücreti % 50 olarak ödenirdi. Pazar günleri de örneğin 1 ayda 4 pazar olduğunu kabul edersek. 2 pazar çalışırdık. Mesai ücreti % 50 olarak ödenirdi...” şeklinde beyanda bulunarak fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin % 50 olarak ödendiğini açıklamıştır.

Mahkemece davacının tanık olarak dinlendiği dosyadaki beyanları değerlendirilerek karar verilmelidir.
Ancak,davacının tanıklıktaki ifadesi yeterince açık olmayıp gerekirse isticvap edilmek suretiyle işveren tarafından yapıldığı açıklanan ödemenin hangi oranda olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre hesaplama yapılarak fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacakları hakkında karar verilip hüküm kurulmalıdır.

3-Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Ulusal bayram ve genel tatil ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Bu durumda işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacıya ait iş yerine giriş -çıkış saatlerini gösterir puantaj kayıtları sunulmuş olup bu kayıtlara göre davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışması söz konusu değildir. Puantajlar yazılı delil niteliğinde olup aksi ancak yine yazılı delil ile ispat edilebilir. Puantajlarda gösterilen çalışma saatlerinden farklı çalışıldığını gösteren yazılı belge olmadığı halde tanık beyanlarından yola çıkarak ulusal bayram ve genel tatil alacağı iddiasının ispat edildiğinin kabulü hatalıdır.
Dosyadaki puantaj kayıtlarına göre davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışması ispatlanamamış olup, usulüne uygun şekilde ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.