İcra mahkemesince Verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, davalı vekili tarafından sunulan 46000 TL ödemeye ilişkin makbuzlardaki ödemenin depozito ödemesi olduğunun anlaşılmasına ve kira bedellerinin ödendiğine ilişkin bir belge sunulmadığına göre davalının alacağa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkin talebine gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 01.06.2010 tarihli yazılı kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira bedellerini süresinde ödememesi nedeniyle ve sözleşmenin 3.maddesindeki muacceliyet şartı gereği ödenmesi gereken kira alacağını ödemediğinden hakkında icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve yüzde kırk icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı vekili kira bedellerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01/06/2010 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak 08.10.2010 tarihli tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile ödenmeyen 2010/6,7,8,9,10,11,12 ve 2011/1,2,3,4,5. aylar kira bedellerinin tahsilini istemiş, ödeme emri davalıya 15.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı yasal süresi içerisinde takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrinde BK 260.maddesinde belirtilen yasal 30 günlük ödeme süresi verilmiştir. Yasal 30 günlük süre dolmadan 05.11.2010 tarihinde açılan dava süresinde değildir. Bu nedenle kiralananın tahliyesine ilişkin açılan davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye davasının da kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Hükmün yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenle, alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenle tahliyeye yönelik hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 5.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.