Mahkumiyet, temyiz talebinin reddi
Sanık müdafiinin yokluğunda verilen hükmün tebliğine ilişkin tebligatı alan daimi çalışanı olduğu belirtilen...'nin sanık müdafiinin çalışanı olmadığının gerek sanık müdafiinin dilekçeleri gerekse kolluk araştırmasından anlaşılmakla, tebliğin usulüne uygun bulunmadığı ve öğrenme üzerine eski hale getirme talebiyle birlikte yapılan temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, eski hale getirme isteminin kabulüyle hukuken geçersiz bulunan 15.10.2009 günlü "temyiz isteminin reddine" dair ek kararlar kaldırılarak incelenip gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 26.08.2002 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.