... ile Hazine, ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Selim Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 02.03.2012 gün ve 106/38 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 146 ada 140 ... parselin Hazine ile bir ilgisinin olmadığını, köy tüzel kişiliğinden satın aldığını, aldığı tarihten itibaren eklemeli zilyetliğe dayalı olarak tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak Hazine adına bulunan tapu kaydının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, eksik hususların giderilmesini talep etmiş, reddi savunmuştur.
Davalı ... Kişiliğini temsilen köy muhtarlığına yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen yargılama oturumlarına katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair 08.12.2009 tarih 2007/206 Esas 2009/217 Karar ... ilk hükmü, davacının temyizi üzerine Dairenin 14.12.2011 tarih 2010/6860 Esas 2011/691 Karar ... ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 146 ada 140 parselin tapu kaydının iptali ile teknik bilirkişinin raporunda A harfi ile gösterilen 3168,68 m2 yüzölçümlü taşınmaz bölümünün ifraz edilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün Hazine üzerinde bırakılmasına, Yalnızçam Köyü Tüzel Kişiliğine yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırmayı içeren bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, harici satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Uyuşmazlık konusu 146 ada 140 ... parsel, 02.02.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tarla niteliğiyle belgesizden ve 6418.62 m2 yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Kadastro tutanağı ise, 03.04.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Dava dilekçesi, keşif tutanağı kapsamı ve dosya arasında bulunan tüm bilgi ve belgeler
birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın öncesinin Kerim ...'a ait olduğu, 30– 40 yıl Kerim ... tarafından kullanıldıktan sonra... isimli şahsa satıldığı, 10 yıla yakın bir süre ...’nin zilyetliğinde kaldığı, daha sonra dosya arasında bulunan 19.06.1991 tarihli harici satış senediyle ... tarafından davalı ... Kişiliğine satıldığı, senedin o tarihte muhtar bulunan ... Eksen ile bir kısım azalar tarafından imzalandığı, aynı yıl 146 ada 140 ... parselin davacı ... Argun’a köy tüzel kişiliği tarafından satıldığı anlaşılmıştır.
Tapuda kayıtlı bulunmayan bir taşınmazın zilyetlikle edinilmesi için taşınmazın niteliği itibarıyla özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olması ve bundan ayrı 4721 ... TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddelerinde açıklanan koşulların davacı yararına gerçekleşmiş bulunması gerekmektedir. Davacı yalnızca kendi zilyetliğine değil aynı zamanda TMK. nun 996. maddesi gereğince satıcılarının eklemeli zilyetliğine de dayanmıştır. Anılan parsel az yukarıda da açıklandığı gibi Kerim ...’dan...’ya, bundan da köy tüzel kişiliğine satış yoluyla intikal eden bir yer olup, köy tüzel kişiliği tarafından da davacıya kadastrodan önce satılmıştır. Bu konuda bir duraksama da söz konusu değildir. Davacı TMK. nun 996. maddesi gereğince satıcılarının da eklemeli zilyetliğine dayandığına göre, artık bağımsız 20 yıllık zilyetlikten söz edilemez. Hiç şüphesiz satın aldığı tarihten tespit tarihine kadar davacının bağımsız 20 yıllık zilyetliği yoktur. Ama bu konuda TMK. nun 996. maddesi göz ardı edilemez. 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddesinde; “..tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az 20 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir..” denilmektedir. Davacının bu durum karşısında aynı kadastro çalışma alanı içerisinde koşulların varlığı halinde 100 dönümlük yer kazanması mümkündür. Mahkemece, Selim Tapu Sicil Müdürlüğünün 13.02.2009 gün ve 01/158 ... karşılık yazıları ekinde liste halinde gönderilen ve davacı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların toplam miktarının 96.831,32 m2 olduğu ve bu taşınmazları belgesizden edindiği anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarına göre taşınmazı davacıya satan Yalnızçam Köyü Tüzel Kişiliğinin de belgesizden taşınmazların toplam miktarının 114.029,62 m2 olduğu anlaşılmıştır. Böylece davacı ile satıcı köy tüzel kişiliğinin belgesizden edindikleri toplam taşınmaz miktarının 100 dönümden fazla olduğu saptandığına göre davanın bu sebeple tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan norm miktarını aşar biçimde yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddesine aykırıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.