Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların soruşturma aşamasındaki müdafii eşliğinde alınan ayrıntılı beyanlarında atılı suçu gece 4.00 sıralarında işlediklerini ifade ettikleri ve bu beyanın kamera görüntüleriyle de uyumlu olması, yine sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede TCK’nın 143. maddesinin sevk maddesi olarak belirtilmesi karşısında yeniden bu hususta ek savunma alınması gerekmediği anlaşılmakla tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiş, sanıklar hakkında TCK’nın 142/2-h, 143,168/2. maddeleri gereği belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden aynı Yasa’nın 62. maddesi gereği belirlenen oranda indirim yapılırken sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün olarak hesaplanması gerekirken hesap hatası yapılarak 2 yıl 13 ay 15 gün olarak eksik tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16.06.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.