Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
02/07/2008 tarihli tutanak kapsamında olayın mağdur ve tanıklarının sanık polis memurlarına yönelik direnme ve hakarette bulunduklarına ilişkin isnatların olduğu anlaşılmakla, mağdur hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından soruşturma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ve dava açılmışsa akıbetinin araştırılarak mümkünse davaların birleştirilmesi, mümkün olmaması halinde kesinleşmiş karar örneğinin ve söz konusu soruşturma ya da kovuşturma evrakının onaylı bir suretinin dosya arasına alınması sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek cezanın alt ve üst sınırı arasında makul bir oranda belirlenmesi gerekirken "suçun işleniş şekli, işlendiği zaman ve yer, kast oranı" şeklinde kanundaki ifadelerin soyut tekrarından ibaret olan yetersiz gerekçe ile alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanıkların ve sanık ... müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 20/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.