Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.09.2010 tarih ve 2009/414-2010/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Ekonomik Ticari Güvence Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... ile ...'e ait işyerlerinin, dalanının maliki olduğu Gülşen Kuaför Salonunun saç yıkama setine bağlı temzi su spiral borusunun patlaması sonucu akan sular nedeniyle hasarlandığını, 31.07.2009 tarihinde dava dışı Hacer'e 40.540,62 TL, 22.07.2009 tarihinde ise dava dışı ...'i 2.278,27 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağların ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerlerinin binanın 2. katında bulunan davalıya ait Gülşen Kuaför isimli iş yerinden sızan sular nedeniyle hasarlandığı, bilirkişi kurulunca takdir edilen bedellerin serbets piyasarayiçlerini yansıttığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.596,31 TL alacağın 22.578 TL için 31.07.2009 tarihinden, 2.017,80 TL 22.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı vekilinin 09.12.2010 tarihli temyiz istemi üzerine mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ise de, davalı vekilinin temyiz isteminin maddi hata sonucu incelenmediği anlaşıldığından, dosya Dairemize gönderilmekle, bu kez davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna davalı vekilinin de itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Taraf vekillerinin itirazı üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ise de, itiraz edilen tüm husular alınan ek raporda karşılanmış değildir. Dairemizin 21.05.2012 tarih, 2011/2605 esas, 2012/8457 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve kurulan hükmü izlemeye imkan vermesi gerekmekte olup mahkemece alınan raporlar yetersizdir. Bu nedenle, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle kararın davacının yanısıra davalı yararına da bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına da BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.