Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2012/99-2012/333 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Bank A.Ş.-... (fer'i müdahil) vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... Bank A.Ş. vekili Av. .... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birikimi olan 230.002,12 DM.nı Kayseri ... A.Ş. Şubesi'ne yıllık % 25 akdi faizle 16.11.1999 tarihi itibariyle yatırdığını, müvekkilinin bilgisi ve onayı alınmadan ve kandırılarak hesabın KKTC’de mukim paravan ... Off-Shore Ltd. Şti'ne aktarıldığını, vade dolmadan davalı selefi ...’a ... tarafından el konulduğunu ve müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek yatırdığı paranın % 25 akdi faiziyle birlikte vade sonundan itibaren faiz uygulanarak davalıdan tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkili bankanın, ... Off-Shore Ltd. Şti. nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının ... hesap cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazda bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı bankanın (...'ın) özellikle davacının da içinde bulunduğu bir kısım mevduat müşterilerinden topladığı mevduatı aslında Kıbrıs’a devretmediği halde kayden Off-Shore Bankası'na aktarmış gibi göstererek, aslında yine Türkiye’de ve özellikle de davalı bankanın hakim hissedarlarının ortağı veya kardeş kuruluşu mahiyetindeki firmalara kredi verilmiş gibi gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 117.597,13 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda temerrüd faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı ... Bank A.Ş.- ... (Fer’i müdahil) vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Banka vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ... A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ... Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen ... A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükmü uyarınca temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş olup davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmekte ise de; anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararının HUMK 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Bank A.Ş ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Banka ve fer'i müdahil vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 4.104.05 TL tutarındaki peşin harcın ve başvuru harcının talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine ve 4. bentte yer alan “Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı” ibaresinin çıkarılması ve “...toplam 4681,20 TL TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “toplam 556 TL” ibaresinin konulmasına, ayrıca, kararın hüküm fıkrasının 3.bendinde yer alan "dava tarihinden" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "16.11.1999 tarihinden itibaren" ibaresinin konulması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Bank A.Ş. Ve ...'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve davalı ... Bank A.Ş.'ye iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.