Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan ... ve olay tarihinde hastanede başhekim yardımcısı olarak görev yapan ... isimli kişi tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp yöntemince dinlenmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki, eşinin tahlil sonuçlarının kayıtlarda görülmemesi üzerine sonuçları sorduğunda görevlilerin kendisiyle alay eder gibi konuşması ve eşi tekrar kan vermeye girdikten birkaç dakika sonra geri gelip hemşirelerin kendisini azarladıklarını, hakaret ettiklerini senin kocan artist mi gibi laflar söylediklerini, dayanamayıp çıktığını anlatması üzerine kendisini kaybederek bağırdığına yönelik savunmaları karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek, sanık hakkında TCK'nın 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
3) Kabule göre ise; sanık hakkında TCK’nın 125/1,3-a 125/4,43. maddeleri uyarınca belirlenen cezada TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken hesap hatası yapılması suretiyle sonuç hapis cezasının “1 yıl 2 ay 17 gün” yerine, “14 ay 17 gün” olarak eksik belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA,yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı ilkesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.