Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek tarla sulamaya gelir gelmez domuz bulunma ihtimalinden tüfekle bir el ateş ettiğini, bu esnada katılanları görmediğini savunması, katılan ...'in kovuşturma aşamasında sanığın elinde tüfekle gelip "çık ortaya" diyerek bağırdığını ve kendisine doğru ateş ettiğini, soruşturma aşamasında ise sanığın yanına gelerek su sırası istediğini, kendisinin sıranın kendisinde olduğunu söyleyerek su sırasını vermemesi üzerine kızarak tüfekle ateş ettiğini beyan etmesi, katılan ...'in kovuşturma aşamasında sanığın kendilerinin bulunduğu yere gelerek derenin diğer tarafından 5 metre mesafeden tüfekle ateş ettiğini beyan etmesi, katılan ...'in kovuşturma aşamasında sanığın yanlarına gelerek bir şey söylemeden 40 metre mesafeden tüfekle ateş ettiğini, soruşturmada ise sanığın babası katılan ... ile su sırası yüzünden tartışarak kızdığını ve tüfekle ateş ettiğini beyan etmesi, olayın tek görgü tanığı ....'nın aşamalarda sanığın tarlaya geldiği traktörden iner inmez tüfekle bir el ateş ettiğini beyan etmesi karşısında; katılanların aşamalarda kendi içinde ve birbirleriyle olan olayın anlatımına ilişkin çelişkili beyanlarının ne suretle sanık savunması ile savunmayı doğrulayan tanığın beyanına üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

2-Kabule göre ise;

a-Sanığın su sırası yüzünden husumetinin katılan ... ile olması, katılan ...'ın eşi ve oğlu olan katılanlar ... ve .... doğrudan husumetinin olmaması karşısında; eylemin ne suretle tüm katılanlara yönelik olduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan TCK' nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,

b-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.