HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan bir kez dava açılmasına karşın iki kez hüküm kurularak karışıklığa yol açılması,

2-Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, müştekilerin kovuşturma aşamasında sanığın araçla giderken yollarını kestiğini, kendilerini tehdit ettiğini, araçla hareket ettikten bir süre sonra da arkalarından silahla ateş ettiğini, soruşturma aşamasında ise aralarında münakaşa olduktan sonra araçla ayrıldıklarını, ayrıldıktan sonra araçlarına çarpan bir cisim sesi duymaları üzerine araçtan indiklerinde araçta bir iz emare görmediklerini, sanığı da bu esnada görmediklerini, tanık ...'in telefonla arayarak sanığın arkalarından ateş ettiğini söylediğini beyan etmeleri, hükümden sonra 22/12/2014 tarihli dilekçesi ile beyanından dönen tanığın aşamalarda olay yerinde baştan beri bulunduğunu beyan etmesine karşın müştekilerin soruşturma aşamasında sanığın yollarını kesmeleri ve çıkan tartışma sonrası tanığın geldiğini beyan etmeleri karşısında; müştekilerin aşamalardaki beyanları arasında ve yine tanık anlatımı ile aralarında bulunan çelişki giderildikten sonra öncelikle sanığın silahla tehdit eylemini gerçekleştirip gerçekleştirmediği, gerçekleştiğinin kabulü halinde ise müştekilerin yokluğunda sanığın silahla ateş edip etmediğinin tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

3-Kabule göre ise;

a-Sanığın aşamalarda müştekilerle seçim sebebiyle aralarında husumet bulunduğunu savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

b-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.