Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 14/06/2010-29/06/2012 tarihleri arasında vize pasaport kontrol elemanı olarak çalıştığını, müvekkilinin yılda 3 defa ödenmesi gereken birikmiş ikramiye alacaklarının ödenmediğini, işyerinde fazla mesai yapılmasına rağmen mesai alacaklarının ödenmediğini, hafta sonu ve bayram, genel tatillerinde çalıştırılmasına rağmen hiç bir surette hafta sonu ve bayram genel tatil alacaklarının ödenmediğini, yıllık izine hak kazandığı halde yıllık izin kullandırılmadığı gibi yıllık izin ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek, ikramiye, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının telep etmiş olduğu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının kendi el yazısı ile imzasını taşıyan 29/06/2012 tarihli ibraname sunulduğunu, iş bu ibranamede davacının müvekkil işverenlikten işten ayrıldığı tarihte her türlü işçilik hak ve alacağına, ücretlerine, ücret eklerini, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü ücretlerine istinaden, umumi suretle ibra etmiş ve yıllık ücretli izinlerini kullandığını, normal çalışma süresine tabi olarak çalıştığını, işverenden hiç bir alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyada mevcut elektronik ortamda tutulduğu anlaşılan yıllık izne ilişkin belge ile davacının fesih tarihinde imzaladığı izin takip formu içeriğinden davacının davalı işyerinde çalışırken hak ettiği yıllık ücretli izinlerin sadece 6 gününü kullanamadığı, bakiye 6 günlük yıllık izin süresi karşılığı ücretin de fesihle birlikte davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle davacının yıllık izin ücreti talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

3-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik/aylık 22,5 saatlik/haftalık 5,2 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, öncelikle, fazla mesai ücreti açısından dosyada mevcut taraflar arasında düzenlenen 14.06.2010 tarihli bireysel iş akdinin 9. maddesinde fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde bir hüküm bulunmaktadır. Dairemiz uygulamasına göre geçerli olan iş akdindeki bu hüküm dikkate alınarak, davacının fazla çalışma süresi haftalık olarak değerlendirilmeli ve haftalık 5,2 saatlik fazla çalışma süresini aşan kısmın karşılığı işverence ödenmelidir.
Davacı, davalı işyerinde bir gün gündüz, bir gün gece, iki gün istirahat şeklinde 12'şer saatlik vardiyalarda çalışmaktadır. Bu çalışma sisteminde davacı ilk hafta iki gün gündüz, iki gün gece toplam 4 gün, ikinci hafta iki gün gece, iki gün gündüz toplam 4 gün, üçüncü hafta iki gün gündüz, bir gün gece toplam 3 gün, dördüncü hafta iki gün gece, bir gün gündüz toplam 3 gün çalıştıktan sonra çalışma sistemi başlangıçtaki duruma dönmektedir. Buna göre davacının bu çalışma düzeninde hiçbir haftada 4 günden fazla çalışmadığı, 12 saatlik vardiyada 1,5 saatlik ara dinlenme düşüldüğünde haftada en fazla 42 saat çalıştığı, haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Haftalık 45 saati aşmadığı halde sadece gece çalışmasından kaynaklı günlük 7,5 saati aşan 3 saatlik gece mesaisi yönünden bakıldığında ise, davacının ilk iki hafta 6'şar saat, üçüncü hafta 3 saat, dördüncü hafta yine 6 saat fazla mesai yaptığı görülmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacının haftalık 5,2 saatlik fazla mesaisi aylık maktu ücret içinde ödendiğinden davacının ödenmeyen fazla mesaisi sadece birinci, ikinci ve dördüncü haftalar için 1'er saatten toplam 3 saattir. Dairemiz uygulamasına göre, davacının haftalık 45 saati aşmadığı halde sadece gece çalışmasından kaynaklı fazla mesaisi mevcut olduğundan aylık 3 saat için yapılacak fazla mesai hesabı fazla mesainin zamsız kısmı maktu ücret içinde ödendiğinden sadece zamlı ödenmesi gereken kısım için yani 0.50 katsayı ile hesaplanıp buna göre alacağın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

4-Davacının yukarıda açıklanan çalışma şeklinde 4 haftalık periyotta 14 gün çalıştığı dikkate alınarak genel tatillerin 1/2'sinde çalıştığı kabul edilip buna göre genel tatil ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, genel tatillerin 2/3'ünde çalıştığının kabulü isabetsizdir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.