Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 07/06/2004 tarihinden, müvekkilince iş akdinin haklı olarak sonlandırıldığı 13/05/2008 tarihine kadar, yine 01/03/2011 tarihinden bu kez davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak iş akdinin sona erdirildiği 11/08/2011 tarihine kadar iki dönem halinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, sefer primi, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davada zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının ücretinin sefer priminden ibaret olup, ayrıca bir asgari ücret uygulaması olmadığını, yalnızca priminin asgari ücret üzerinden yatırılmasının kararlaştırıldığını, sefer başlarında davacıya sefer harcırahı ile seferi tamamlaması için gerekli yol giderlerinin peşin olarak ödendiğini, davacı iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ilk dönem açısından sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden gösterilmemesi nedeniyle işçi davacının haklı sebebinin bulunduğu anlaşılmakla ilk dönemin kıdem tazminatını gerektirir şekilde sona erdiği, ikinci dönem hizmet sözleşmesinin davalı tarafça sona erdirildiği, her ne kadar davalı tarafça devamsızlık tutanakları tanzim edilmiş ise de, davacının noter kanalıyla gönderdiği ihtarnamesinin tarihinin 11/08/2011 olup, bu tarihten sonra tutulan tutanaklara itibar edilemeyeceği, davacının iş sözleşmesinin ikinci dönemde davalı tarafça haksız olarak sona erdirildiği ve buna göre kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında ihbar tazminatının hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Bildirim sürelerine ilişkin 4857 sayılı Yasanın 17 nci maddesindeki kurallar nispî emredici niteliktedir. Taraflarca bildirim süreleri ortadan kaldırılamaz ya da azaltılamaz. Ancak, sürelerin sözleşme ile arttırılabileceği Kanunda düzenlenmiştir. Ancak, bildirim önellerinin arttırılabileceği belirtilmiş olmakla birlikte, Yasada bir üst sınır öngörülmemiştir. Dairemiz tarafından, üst sınırın hâkim tarafından belirlenmesi ve en fazla ihbar ve kötüniyet tazminatlarının toplamı kadar olması gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD. 21.3.2006 gün 2006/109 E. 200 6/7052 K., 14.7.2008 gün 2007/24490 E, 2008/20203 K.).
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işyerinde 07.06.2004-13.05.2008 ve 01.03.2011-11.08.2011 tarihleri arasında iki dönem halinde çalıştığı, dava dilekçesindeki açıklamalar karşısında ilk çalışma döneminin davacı işçi tarafından haklı nedenle sona erdirildiği, ikinci dönemin ise davalı işverence haksız feshedildiği anlaşılmakta olup, bu durum Mahkemenin de kabulündedir. O halde, davacının hak ettiği ihbar tazminatının sadece ikinci dönemdeki çalışma süresi dikkate alınarak 2 hafta üzerinden hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, 8 haftalık ihbar öneli karşılığı hesaplanan ihbar tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.