Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/06/2008-31/10/2014 tarihleri arasında davalı işyerinin muhasebe-finans bölümünde çalıştığını, sigorta girişinin geç yapıldığını, haksız olarak çıkarıldığını, haklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, sigorta prim alacağı, asgari geçim indirimi, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve fazla mesai ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş hukukunda çalışma olgusunu iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde davacının 09.00-18.00 arasında çalışması gerekirken en erken 18.30,19.00'a kadar çalıştığını, zaman zaman gece yarılarına kadar çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek tanık deliline dayanmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanları esas alınarak davacının haftada 6 gün 09.00-18.45 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmesine rağmen haftalık 13,5 saat üzerinden yapılan fazla çalışma hesabı hatalıdır. Bu çalışma düzenine göre davacının, günde 9,45 saat çalıştığı, 1 saat ara dinlenmesi ile günlük 8,45 saat ve 6 günde toplam 50,7 saat çalışma ile 45 saati aşan haftalık 5,7 saat fazla çalışması olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tanıkları 2012 yılına kadar çalıştıklarını beyan ettiklerinden tanıkların davacının bu tarihten sonraki çalışma düzenini bilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle fazla mesai ücreti hesabının davacının tüm çalışma dönemi için yapılması da hatalıdır.
Davalı vekili temyiz aşamasında 10.06.2014-09.12.2014 arası için "aktivite raporu" başlığı ile kayıtlar sunmuş olup, mahkemece yapılacak iş bu kayıtlar davacı asile sorularak sonucuna göre ve yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak fazla mesai ücretinin hesaplanacağı denetime elverişli bilirkişi raporu almaktır. Hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.