Tebliğname No: 7 - 2011/292144
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Hükmü temyiz etmiş bulunan katılan vekilinin, hakim tarafından görülerek, 27.07.2011 tarihinde havale edilen dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden, sanık müdafinin temyizine göre yapılan incelemede;
I- Sanık aşamalarda, araçta yakalanan eşyalardan sadece kaçak hapların kendisine ait olduğunu, araçta bulunan ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıkların haplarla ilgilerinin olmadığını savunması, sanığın bu anlatımını diğer sanıkların da desteklemeleri karşısında, eylemin münferit kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.