Tebliğname No: 7 - 2011/382453

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

1-CMK'nun 195.maddesi gereğince çıkarılan meşruhatlı davetiyenin sanık S.. S..'ın daha önce tebligat yapılmamış olan adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulması,

2- Sanık S.. S..'ın eyleminin suç tarihi itibariyle 4926 sayılı kanunun 34. maddesi uyarınca ön ödemeye tâbi bulunduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olduğu cihetle, mahkemesince sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

3-Sanıklara atılı bulunan toplu kaçakçılık suçu nedeniyle gümrüklenmiş değerinin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, soruşturma aşamasında, müteselsil sorumlu oldukları ihtar edilmeksizin yapılan ön ödeme teklifinin yerine getirilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.