Mahkemesi: İş Mahkemesi
Dava, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan masraf ve ödemelerin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, tarafların istem ve beyanları ile bağlı olmayıp, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceleyerek bu konuda bir karar verir. Dava şartları, dava açılmasından hükmün verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme, davayı mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.

Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmiş olması dava şartlarından biridir. (HMK m 114/1-i). Bu husus olumsuz dava şartıdır. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olması maddi anlamda kesin hüküm oluşturur (HUMK m. 237, HMK m 303.). Kesin hüküm, hem bireyler için, hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki istikrar ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.
Kesin hüküm itirazı, davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemede; (Yargıtay'da) davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetip, davayı kesin hükümden (dava şartı yokluğundan) reddetmesi gerekir. Yine kesin hüküm itirazı mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi, ilk defa Yargıtay'da (temyiz veya karar düzeltme aşamasında) da, dahası bozmadan sonra da ileri sürülebilir. Bu bakımdan usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır ve tarafların iradesine de bağlı olmayan mutlak bir tesire haizdir. O nedenle kesin hükmün varlığı yargılamanın bir kesiminde nazara alınmamış olması diğer bir kesiminde ele alınmasını engellemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2008 tarih 2008/20-177 E., 2008/200 K. sayılı ilamları).

Dava konusu somut olayda; 03.08.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan sigortalı ...34.20 TL tedavi gideri yapılmış, 1.194,47 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş ve toplam 1.228,67 TL Kurum zarara uğramıştır. Kurum zararının fer’ileri ile birlikte tahsili için zararlandırıcı sigorta olayına sebebiyet veren karşı araç sürücüsü ... aleyhine ....İcra Müd. 2005/398 sayılı takip dosyasında icra takibine girişilmiş, itiraz ile takip durmuştur. Davacı Kurum, 27.06.2005 tarihinde ... 1. İş Mahkemesi’nin 2005/2330 E. sayılı dosyasında açtığı dava ile itirazın iptali ile takibin devamı talep etmiş, 28.03.2007 tarih 2007/444 K. sayılı karar ile itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm Dairemizin 10.06.2008 tarihli icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden bahisle Düzelterek Onama kararı ile kesinleşmiştir.
İş bu dava ile de; 03.08.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan Kurum sigortalısı.....için yapılan 34.20 TL tedavi gideri ile 1.194,47 TL geçici iş göremezlik ödeneği olmak üzere toplam 1.228,67 TL’nin fer’ileri ile birlikte tahsili için ... aleyhine ... 5. İcra Müd. 2005/398 sayılı takip dosyasında girişilen icra takibine vaki itirazın iptali takibin devamı talep edilmiştir. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olduğunun anlaşılmasına göre, .... 1. İş Mahkemesi’nin 2005/2330 E., 2007/444 K sayılı dosyasında açılan dava sonucunda verilen hüküm, görülen davadaki istem yönünden kesin hüküm oluşturmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır,

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.